Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye nüfusu, bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Nüfusun erkek kısmı 43 milyon 59 bin 434, kadın kısmı ise 43 milyon 32 bin 734 kişi olarak kaydedildi. Bu veriler, Türkiye’nin demografik yapısının önemli bir yansımasını sunmakta ve yaş grubuna göre dağılımın da görülmesine olanak tanımaktadır.
Sinop Ortanca Yaşta Zirvede
Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam ederken, Türkiye genelinde ortanca yaş 34,9 seviyesine yükseldi. Bu değer erkeklerde 34,2, kadınlarda ise 35,7 olarak ölçüldü. İllere göre incelendiğinde, Sinop ortanca yaşta 44 ile ilk sırada yer aldı. Sinop, erkeklerde 43, kadınlarda ise 44,9 ortanca yaşla Türkiye’nin en yaşlı nüfusuna sahip ili oldu. Diğer taraftan, en düşük ortanca yaş ise 21,8 ile Şanlıurfa’da görüldü. Bu durum, Türkiye’nin yaş yapısının bölgelere göre önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Türkiye'nin Nüfus Yapısı
Çalışma çağındaki 15-64 yaş grubunun oranı %68,5 olurken, çocuk nüfus oranı %20,4’e geriledi. 65 yaş ve üzeri nüfus oranı ise %11,1’e yükseldi. Bu veriler, Türkiye’nin yaşlanan nüfus yapısının önemli göstergeleridir. Türkiye nüfus yoğunluğu, kilometrekare başına 112 kişi olarak ölçülürken, Sinop bu yoğunlukta ülke ortalamasının altında kaldı. Bu bilgiler, Türkiye’nin genel nüfus dinamikleri ve spesifik bölgeler arasındaki farklılıklar hakkında kıymetli veriler sunmaktadır.
Kentleşme ve Göç Eğilimleri
Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’ne göre Türkiye nüfusunun %67,5’i yoğun kentlerde, %15,8’i orta yoğun kentlerde, %16,8’i ise kırsal alanlarda yaşamaktadır. Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul, 15 milyon 754 bin 53 kişi ile nüfus bakımından en büyük il olma özelliğini taşırken, Bayburt 82 bin 836 kişi ile en düşük nüfusa sahip il olarak kaydedildi. Bu durum, ülkenin kentleşme düzeyinin yanı sıra, göçmen hareketlerinin de bir yansımasıdır ve büyük şehirlerin cazibesinin devam ettiğini göstermektedir.
Yetkililer, yaşlı nüfusun artması ve ortanca yaşın yükselmesinin sağlık, sosyal hizmetler ve kent planlaması açısından önemli veriler sunduğunu vurguladı. Bu durum, toplumun yaş yapısındaki değişikliklerin, özellikle sosyal hizmetler ve sağlık alanında planlamaların yeniden gözden geçirilmesini gerektirdiğini ortaya koymaktadır. Türkiye’nin geleceği açısından bu verilerin dikkate alınması, politika geliştiricilerin ve yöneticilerin alacağı kararların daha etkili ve kapsamlı olmasına yardımcı olacaktır.
Sonuç olarak, Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişim ve demografik veriler, ülkenin stratejik planlamasında ve sosyal hizmetlerin geliştirilmesinde kritik bir öneme sahiptir. Mekânsal dağılım ve yaş gruplarındaki farklılıklar, gelecekte atılacak adımların belirlenmesinde yol gösterici olabilir.











