GENEL

"47 Yaşında Üniversiteye Giriş: Çetin'in Hikayesi"

Karadeniz Ereğli'de yaşayan 2 çocuk annesi 47 yaşındaki Çetin, belediyenin 'Sanat Sokağı'nda tahsis ettiği 2 metrekarelik atölyesinde 10 yıldır ahşap şekillendirme ve yakma sanatıyla ilgileniyor

Karadeniz Ereğli'de yaşayan 47 yaşındaki Melek Çetin, iki çocuk annesi olarak belediyenin 'Sanat Sokağı'nda kendisine tahsis edilen 2 metrekarelik atölyesinde ahşap şekillendirme ve yakma sanatıyla ilgilenmektedir. Çetin, bu sanatı 10 yıl önce öğrenmeye başladı ve hiçbir kursa gitmeden bu alanda kendini geliştirdi. Ancak zamanla, yaşadığı ölçü ve baskı sorunları üzerine, eseri akademik bir boyuta taşımaya karar verdi.

Geçtiğimiz yıl üniversite sınavına girerek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karadeniz Ereğli Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım Bölümü'ne kaydolan Melek Çetin, bu sayede sanatını profesyonel olarak icra etmek için gerekli bilgileri almak istedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yok olma tehlikesi altında bulunan geleneksel sanatları icra eden somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarına verilen sanatçı tanıtım kartına sahip olan Çetin, okurken aynı zamanda atölyesinde de çalışmalarını sürdürmektedir.

Melek Çetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendi alanında eğitim görmenin onu nasıl mutlu ettiğini dile getirdi. Eğitim sürecinin önemli katkıları olduğuna vurgu yapan Çetin, “Çalışmalarımda milim yanlışlar oluyordu, hatalar oluyordu. Burada hocalarımızın sayesinde birçok şey öğrendik. Sadece okulda değil hayatta da verimli olacak şeyler öğrendik.” ifadelerini kullandı. Çetin, aldığı eğitimle birlikte çalışmalarını daha verimli ve düzenli bir şekilde ilerlettiğini, okulun kendisine birçok şey kattığını belirtti.

Çetin, çevresinden hem olumlu hem de olumsuz tepkiler aldığını ifade ederek, “Bir üniversite daha okumayı düşünüyorum. Zevkli, keyifli. Okumanın yaşı yok, okumaya devam.” dedi. Okul ortamındaki deneyimlerini de paylaşan Çetin, “Büyüksünüz, annesiniz, ablasınız. Çocukların saygısı sonsuz. Daha çok el üstünde tutuluyoruz.” diyerek bu durumu olumlu bir şekilde değerlendirdi. Sınıf arkadaşlarından ve hocalarından oldukça memnun olduğunu belirtti.

Çetin, ahşap sanatıyla ilgili olarak özellikle ölçü hassasiyetinin işinde önemli olduğuna dikkat çekti. Portre çalışmalarının baskıya aktarılması sırasında ciddi sapmalar yaşandığını ve bu durumun üretim sürecini olumsuz etkilediğini açıkladı. Ancak, üniversitede aldığı eğitim sayesinde mizanpaj ölçümlerini kendisinin doğru bir şekilde yaptığını söyledi.

Yaşı nedeniyle eğitim almaktan çekinenlere de tavsiyelerde bulunan Çetin, “Keşke şöyle bir gün okula gelip de bizim bir günümüzü izleseler. Hayatta fırsat belki de bir kez geçecek ellerine. Ben mesela bir kez geldiğini düşünerek hareket ediyorum. İnanılmaz keyifli.” dedi. Çetin, kadınların hem okuyup hem üretebileceğini vurgulayarak, “Kadınlar olarak hem güçlüyüz hem de ayaklarımızın üzerinde dimdik duran insanlarız. Hem okuruz hem çalışırız hem de annelik görevimizi layığıyla yerine getiririz. Hayatta hiçbir şeyden korkmamak gerekiyor.” ifadeleriyle kadınların potansiyeline dikkat çekmiştir.

Sonuç olarak, Melek Çetin'in yaşam öyküsü ve sanatsal mücadelesi, azim ve kararlılığın yanı sıra toplumsal cinsiyet rolleriyle birlikte eğitim ve kariyer arayışının da önemli birer örneği olarak öne çıkmaktadır. Eğitim süreci ve sanatla olan bağı, insanların yaşları ne olursa olsun öğrenmeye ve gelişime açık olduklarını gösteriyor. Bu durum, gençlere ve kadınlara ilham vererek, sosyo-kültürel değişim yaratma potansiyelini barındırmaktadır.

Kaynak: AA