Ahmet Yıldırım, 30 Haziran tarihinde Ilıca Sarmaşık Mahallesi'ndeki evinin çatısında 5 peçeli baykuş yavrusu olduğunu fark etti. Bu durum, Yıldırım için oldukça şaşırtıcı bir deneyim oldu. Baykuşların varlığı, Yıldırım’ın evinin tadilatı sırasında ortaya çıktı ve bu yavrular, ev sahiplerinin bilmediği bir sürpriz haline geldi.
Olayın ardından Yıldırım, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Ordu Müdürlüğü'ne bildirdi. Bu bildirim sonrası, müdürlükten gelen ekipler baykuş yavrularının strese girmemesi için yuvalarına müdahale edilmemesi kararı aldı. Bu karar, yavruların doğal gelişim süreçlerini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarını amaçlıyordu. Yıldırım, yapılan bu çalışmanın önemine dikkat çekerek, ekiplere teşekkür etti.
DKMP Ünye Şefi Saygın Yıldırım ve ekip üyeleri, yavruların gelişimini yakından takip ettiler. Zamanla, önce 2 yavru baykuş doğaya bırakıldı, ardından ise 3 yavru daha serbest bırakıldı. Bu serbest bırakma işlemleri, yavruların hav tüylerini atmadan önce gerçekleşti, çünkü bu tüyler atmadan uçmaları mümkün değildi. Ekipler, "eğer alırsak sağlıklı olmazlar" diyerek bu durumu açıklıkla ifade ettiler. Yıldırım, evlerinin onarımını yaparken, anneleri baykuşların yavrularını besleyebilmesi için çatının kapak kısmını kapatmadıklarını belirtti.
Yaklaşık 1 ay boyunca, dolu ve çamurlu havalara rağmen, anneleri baykuşların yavrularına bakabilmesi için çatının kapak kısmı açık bırakıldı. Yıldırım, bu süreçte annelerin yavrularını düzenli olarak beslediğine dikkat çekti. Yetkililer, baykuş yavrularının durumu hakkında sürekli incelemelerde bulundu ve bu incelemeler sırasında yavruların uçamayacak durumda olduğunu tespit ettiler.
Yıldırım, bu durumun kendileri için nasıl bir deneyim olduğunu ve doğanın korunmasına yönelik yapılan bu tür çalışmaların öneminden bahsetti. Ayrıca, sürecin koordine edilmesinde yardımcı olan ekiplere duyduğu minneti açıkça ifade etti. Ahmet Yıldırım’ın bu deneyimi, doğa ile insan ilişkisini ve koruma çabalarını güzel bir şekilde gözler önüne seriyor. Baykuşların doğaya bırakılması, doğal ekosistemin dengesini korumak adına atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Yıldırım’ın evinde gerçekleşen bu olay, sadece bir doğa olayının ötesinde, insanların doğa ile olan ilişkisini ve sorumluluklarını tekrar gözden geçirmelerini sağlayan bir durum haline geldi. Baykuş yavrularının korunması ve doğal ortamlarına döndürülmeleri için gösterilen çaba, doğa koruma çalışmalarının başarısını da ortaya koyuyor. Bu tür olayların, toplumsal bilinç ve doğa sevgisi açısından cesaret verici örnekler sunduğu unutulmamalıdır.











