Erfelek'te, uzun yıllardır arıcılıkla uğraşan Öztürk, 'Adım adım Sinop' mottosuyla yürüttüğü girişimle, ürettiği balları Sinop merkez başta olmak üzere çevre ilçelerdeki tüketicilerle buluşturmayı planlıyor. Bu girişim, hem yöre halkının ekonomisine katkı sağlarken hem de doğal ve kaliteli ürünlerin tanıtılmasına olanak tanıyor. Öztürk, köyünde bulunan kovanlardan elde ettiği ballarla birlikte, bölgenin zengin bitki örtüsünden faydalanarak aromatik özellikler sunan ballar üretmekte.
Öztürk, arıcılıkta geleneksel yöntemleri tercih ettiğini ve balların doğal yapısını koruma noktasında hassasiyet gösterdiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, tüketicilere sunduğu balların kalitesi bakımından büyük bir önem taşıyor. Erfelek ilçesinin zengin bitki çeşitliliği, üretilen ballara benzersiz bir tat ve aroma katmakta. Yöreye özgü bitkilerin kullanımı, balların kalitesini artırarak, bölgesel ürünlerin bilinirliğini de artırmakta önemli bir rol üstleniyor.
Öztürk'ün hedefleri arasında, üretimini geliştirmek ve ürünlerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamak yer alıyor. Sinop’taki kent pazarında daha geniş bir kitleye hitap etmeyi planlayan Öztürk, doğrudan tüketiciye ulaşmanın organize bir sistemle gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Böylece, köy üreticileri ile kentteki tüketiciler arasında doğrudan bir bağ kurulması sağlanmış oluyor. Bu bağ, hem köy halkının ekonomik durumunu iyileştirmekte hem de tüketicilere doğal ve kaliteli ürünler sunulmakta fayda sağlıyor.
Öztürk, 'Adım adım Sinop' anlayışı çerçevesinde yürüttüğü bu çalışmayla, Hürremşah köyünde üretilen balların daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmasını amaçlıyor. Bu hedef doğrultusunda, üretim sürecinin iyileştirilmesi, pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılması üzerine yoğunlaşmakta. Yöresel ürünlerin kent pazarındaki bilinirliğini artırmak, hem yerli ekonomiye katkı sağlamayı hedefliyor hem de tüketicilere farklı ve kaliteli seçenekler sunmak açısından büyük bir avantaj oluşturuyor.
Bütün bu çalışmaların nihai amacı, köyde yapılan arıcılığın sürdürülebilirliğini sağlamak ve organik ürünlerin tüketici ile buluşmasını teşvik etmek. Öztürk, bu noktada doğal tarım uygulamaları ile ayakları yere basan bir üretim yaklaşımını bir araya getirerek, hem çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunmayı hem de halk sağlığına önemli bir katkı yapmayı arzuluyor. Böylece, hem tüketicilere hem de üreticilere fayda sağlayan bir sistem kurulmuş olacak.











