Sinop'ta, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, Sinop Emek, Barış ve Demokrasi Platformu bileşenleri bir araya gelerek savaşa, emperyalist saldırganlığa, silahlanmaya ve faşizme karşı barış ve kardeşlik çağrısında bulundu. Platform adına açıklama yapan Kadir Demir, 1 Eylül 1939'da Nazi Almanyası'nın Polonya'yı işgaliyle başlayan İkinci Dünya Savaşı'nın insanlık tarihinin en büyük yıkımlarından biri olduğunu belirtti. Demir, savaşların neden olduğu acıların ve yıkımların unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Demir, 87 yıl sonra bile dünyanın çeşitli bölgelerinde savaşların, işgallerin ve çatışmaların devam ettiğini ifade ederek, bu savaşların en ağır bedelinin yoksul halklar, kadınlar ve çocuklar tarafından ödendiğine dikkat çekti. Savaş ve silahlanmanın toplum üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Demir, Türkiye'de kamu kaynaklarının eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardan ziyade silahlanmaya yönlendirilmesinin büyük bir sorun olduğunu savundu.
“Savaş politikaları kaynakları halktan uzaklaştırıyor”
Kadir Demir, savaş harcamalarının artırılmasının işçiler, emekçiler ve emekliler açısından ekonomik yük oluşturduğunu belirtti. Artan yoksulluk ve geçim sıkıntısıyla mücadele eden topluma dikkat çeken Demir, aynı zamanda sermayeye sağlanan teşvikler ve vergi kolaylıklarını eleştirdi. Çalışanların kazanılmış haklarının korunması için mücadele etmek zorunda kaldığını ifade etti.
“Barış mücadelesi insanca yaşam mücadelesinden ayrılamaz”
Demir açıklamasında, savaşların toplumlar arasındaki eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve halkları birbirine düşmanlaştırdığını belirterek, kalıcı barışın sağlanabilmesi için savaşlara, militarizme, faşizme ve ekonomik eşitsizliklere karşı mücadele edilmesi gerektiğini savundu. Sinop Emek, Barış ve Demokrasi Platformu, barış ve kardeşlikten yana olduklarını vurgulayarak, toplumu savaşa karşı birlikte mücadele etmeye çağırdı.
Kadir Demir, açıklamasını barışa yönelik ifadelerle sonlandırdı. “Savaşa hayır!”, “Savaşa değil emekçiye bütçe!”, “Yaşasın yurtta barış, dünyada barış!” ve “Yaşasın halkların kardeşliği!” şeklinde mesajlar verdi. Platform, tüm emek ve demokrasi güçlerini savaş ve emperyalist saldırganlığa karşı birleşik bir mücadele vermeye davet etti.
Sinop'taki bu etkinlik, yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda küresel barış çağrısının bir parçası olarak da değerlendirildi. Savaşlar sonucunda meydana gelen yıkımlar ve yaşanan acılar karşısında toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, savaşların ekonomik bedellerinin yanı sıra toplumsal dokuda yarattığı hasarların da ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu gibi etkinliklerin, savaş karşıtı mücadelelerin yayılması ve toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu dile getirildi.











