GENEL

Keçileriyle Mutluluğu Paylaşan Ceyda'nın Hikayesi

Devrekani'ye bağlı Çorbacı köyü Abeyoğlu Mahallesi'nde yaşayan ilkokul 3

Devrekani'ye bağlı Çorbacı köyü Abeyoğlu Mahallesi'nde yaşayan 3. sınıf ilkokul öğrencisi Ceyda Sivri, okuldan kalan boş zamanlarının çoğunu ailesine ait 13 keçiyle geçiriyor. Ceyda'nın hayvanlarla kurduğu dostluk, çevresindeki insanları gülümsetiyor. Okuldan gelir gelmez ahırdaki keçilerine koşan Ceyda, onları dışarı çıkarıp otlatıyor ve sulamak için olukta su taşıyor.

Ceyda, Anadolu Ajansı (AA) muhabirine yaptığı açıklamada, çok küçük yaşlardan beri keçileriyle vakit geçirdiğini ve onları çok sevdiğini belirtti. Uyanır uyanmaz, okuldan geldikten sonra hemen keçilerini görmek istediğini dile getiren Ceyda, "Her gün yanlarına gidip onları seviyorum. Güne başlamadan önce kahvaltı yapıyorum. Sonra keçilerin yanına gidip sularını veriyorum ve otlarını veriyorum." ifadelerini kullandı.

Ceyda, keçilerini her gün dışarı çıkardığını ve hayvanların dışarıyı çok sevdiğini belirterek, "Onları her gün dışarı çıkarıyorum. Kar varsa, karın içinde dolaşıyoruz. Kar yoksa otlatıp eve getiriyorum. Onlar da beni sırtlarına bindirerek ödüllendiriyor. Hepsini çok seviyorum. Yavruladıklarında da onlara bakıyorum." dedi.

Ceyda, keçilerine isimler verdiğini de belirterek, "Beni görünce hemen yanıma geliyorlar, bu nedenle beni sevdiklerini anlıyorum. 13 keçimiz var, hepsinin ismi var. Cemre, Başak, Yaprak, Yağmur, Pamuk… Hepsine isim verdim. Okul arkadaşlarıma da onlardan bahsediyorum." şeklinde konuştu.

Baba Turhan Sivri, Ceyda'nın küçüklüğünden beri keçilere karşı özel bir bağ kurduğunu ifade ederek, "Ceyda, keçileri çok sever. Keçiler de onu takip eder. Keçiler içeride durmayı sevmez, Ceyda onları her gün dışarı çıkarır." dedi. Böylece Ceyda'nın keçilerle olan bağı, sadece bir hayvan sevgisi değil; aynı zamanda bir sorumluluk ve dostluk ilişkisi haline gelmiş durumda.

Köyde uzun yıllar çobanlık yapan Hüseyin Alikaya ise keçilerin insanları çok sevdiğini dile getirerek, "Keçiler insanla samimi olur, bağırdığınız zaman hemen gelirler. Keçileri bir kere sevdiniz mi, hepsi peşinize gelir. Sevdikleri için Ceyda'nın yanında duruyorlar. Keçiler kızı seviyor, kız da keçileri seviyor. Sırtlarında gezmeye de alışmışlar, zaten 17 kilo, bunun keçilere bir zararı olmaz." şeklinde konuştu.

Ceyda'nın sürdürdüğü bu güzel ilişki, yalnızca hayvan sevgisiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda cinsiyet fark etmeksizin çocukların doğayla olan bağlarının ne kadar derin olabileceğini de gösteriyor. Küçük yaşından itibaren hayvanlarla olan etkileşimi, ona sorumluluk ve sevgiyi öğretirken, toplumda da bu tür ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

Sonuç olarak, Ceyda Sivri'nin deneyimi, çocukların doğayla ve hayvanlarla kuracağı bağların hem kendileri hem de çevreleri için ne denli faydalı olduğunu ortaya koyuyor. Hayvanlarla kurulan bu dostluk, yalnızca çocuklar için değil, aynı zamanda toplumsal normlar içinde de önemli bir yer tutuyor.

Kaynak: AA